STSL | Yaralı Aslan

"Orduspor olmadı, zordu, deplasmandı, formsuzduk; ama evimizde Braga'yı yeneriz. Braga iyi hazırlanmış da gelmiş, evlerinde böyle oynamıyorlar, bu kadar defansif değiller, yenildik; ama olsun Arena'da Eskişehir'i yeneriz artık" diyerek giden bir zincirlemenin son halkasındaki Eskişehir maçında da 2 puan bıraktık. Son 8 günde oynadığı 3 maçta tam 8 puan kaybetti Galatasaray (Orduspor'a 3, Braga'ya 3 ve Eskişehirspor'a 2) ve sadece bir gol atabildi. Geçen sezonun en çok gol atan takımı ve son 3 maçta 1 gol...

Yine
farklı bir 11'le Eskişehir karşısındaydık, tıpkı geride kalan 10 resmi maçta da olduğu gibi. Braga maçından sonra stad dolacak mı diye endişelenenlere inat, Arena oldukça kalabalıktı, takıma destekse önceki maçlara göre daha fazlaydı. Maça ne iyi ne de kötü başladı Galatasaray; ancak maçın ilk 45 dakikası tam anlamıyla kısır bir çekişme olarak geçti. İlk tehlikeli pozisyonumuz 24. dakikada Selçuk'un kullandığı frikikle oldu, Selçuk çok iyi vurdu; Eskişehirspor kalecisi Boffin de aynı güzellikte topu kornere çeldi. Eskişehirspor'un ilk tehlikeli pozisyonu ise 39. dakikada kalecimiz Muslera tarafından engellendi. İlk yarıdaki kötü oyunuyla tepkileri üzerine çeken Melo, tam 9 pas hatası yaptı ve taraftarın haklı isyanıyla karşı karşıya kaldı. Çoğunluk devre arasında gelecek muhtemel bir Melo-Amrabat değişikliğine odaklanmıştı, ağır giden oyuna Amrabat çabukluğuyla ve isteğiyle bir taze kan olabilirdi.

Takım 2. yarıya da aynı 11'le çıkınca oynanan oyunda pek bir değişiklik ve hareketlenme olmadı. Beklenen değişiklik 57. dakikada geldi, Melo sahadaki yerini Amrabat'a bıraktı ve tam 1 dakika sonra başlattığı atakla top Umut'a kadar geldi. Umut'un çabası gol olmaya yetmedi; ancak Dede gibi deneyimli bir oyuncunun bir anlık hatasından yararlanan Burak sol ayağıyla topu ağlara gönderdi, hepimize derin bir ohhh çektirdi. Golden sonra Eskişehirspor oldukça pasif kalırken, Galatasaray bir hayli pozisyon yakaladı; ancak değerlendiremedi. Staddaki herkes 2. gol beklentisine ve galibiyet havasına girmişti ta ki 89. dakikada yaşadığımız o kahredici gole kadar. Bu sezon taraftarlarımızın en korktuğu pozisyon yine yaşandı, kaybedilen top sonrası takım olması gerektiği kadar çabuk geri dönemedi, defans oyuncularımız yerini alana kadar Eskişehirspor topu kalemize kadar getirdi, Necati vurdu Muslera çıkardı, Nuhiu vurdu Muslera çıkardı, Tello vurdu Muslera çıkardı, daha sonra Erkan'ın boş kaleye vurduğu pozisyonda Muslera çaresiz kaldı ve skor 1-1'e geldi.

Oynanan futbol Orduspor ve Braga maçlarına göre daha iyiydi, topa sahip olma yüzdeleri geçtiğimiz maçlarda da olduğu gibi %60 ve üzeriydi; ancak oynanan oyuna rağmen Muslera, Dany, Eboue dışındaki oyuncularımız pek de bekleneni veremedi. Maçın adamı Muslera elinden geleni yaptı, kalesinde tam anlamıyla devleşti. Refleksleri, inancı, hırsı ve insanüstü çabası gole engel olamadı; ama taraftara bir kez daha güven ve gurur verdi, çaresizliği ve yalnız kalması ise bir o kadar üzdü. Gol pozisyonunda bir metre kadar geride durmakla ofsayt olabilecek bir pozisyonu bozan Cris değildi tek suçlu, geri dönemeyen, gol pozisyonunu uzaktan seyreden oyuncularımız da evlere şenlikti bu pozisonda. Riera sol bek olarak ne harika ne de çok kötü, işini yapmaya çalışıyor sadece; ama oluyor mu orası muamma. Dany ve Eboue geride kalan maçlarda oldukları gibi iyi oynadılar. Selçuk her ne kadar standartlarının altına düşmese de, hala moralsiz, milli takımda yaşanan gerginliğin izlerini hala taşıyor gibi güvensiz. Burak çabalıyor, özellikle Amrabat'ın oyuna girmesinden sonra orta sahaya kadar gelip top taşımaya çalışmasıyla birçok pozisyon üretse de, kaleciyle karşı karşıya kaldığında da bir o kadar etkisiz ve yanlış vuruşlarla harcadı pozisyonları. 77.dakikada Umut'un yerine oyuna giren Yekta ise ne kadar istekli olduğunu gösterdi; ancak Yekta'yı sezon başından beri formu yerlerde sürünen Melo'nun yerine düşünmek daha iyi bir çözüm olabilir mi sanki?

Maç sonu açıklamalarında Fatih Terim iyi oynayan ve galibiyeti kaçıran tarafın biz olduğumuzu söyledi, doğrudur iyi oynadık; ama sadece geçen maçlara göre iyi bir oyun çıkardık, geçen sezona endekslersek, bana göre Galatasaray hala formunu yakalayamadı, Galatasaray bu değil! Önümüzdeki hafta verilecek Milli Takım arasını form tutarak geçirmek bir hayli ivme kazandıracaktır takıma. Umarım milli takıma giden oyuncularımız sağlam bir şekilde dönerler ve milli takımlara seçilmeyen oyuncularımız da nerede olduklarının farkına vararak açıklarını kapatmaya çalışırlar da, özlediğimiz şekilde bir oyun izlemeye başlarız bundan sonra.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.
google.com, pub-1379219663774483, DIRECT, f08c47fec0942fa0